Geçtiğimiz sezon yaklaşık 150 TL seviyelerinde satılan fındığın, aradan geçen bir yılda artan üretim maliyetlerine rağmen yalnızca 170-180 TL seviyelerine yükselmesi üreticinin tepkisine neden oluyor.
TABAN FİYAT 250 TL, PİYASA 170-180 TL
Üreticinin en fazla sorguladığı konu ise açıklanan taban fiyat ile serbest piyasada oluşan rakam arasındaki büyük fark.
250 TL’lik taban fiyat ile Arsin’deki 170-180 TL’lik serbest piyasa fiyatı arasında kilogram başına 70-80 TL fark bulunuyor.
Bu tablo karşısında üreticiler, “Açıklanan fiyat üreticinin cebine girmeyecekse ne anlamı var?” diye soruyor.
MALİYET ARTIYOR, FINDIK YERİNDE SAYIYOR
Arsin’deki fındık üreticileri yıl boyunca gübre, ilaçlama, bahçe temizliği, işçilik, patoz ve nakliye başta olmak üzere birçok giderle mücadele ediyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürününü beklediği değerden satamamanın sıkıntısını yaşıyor.
İşçilikten gübreye, akaryakıttan günlük ihtiyaçlara kadar hemen her kalemde fiyatlar yükselirken, fındığın üreticiye sağladığı gelirin aynı ölçüde artmaması dikkat çekiyor.
Geçtiğimiz sezon yaklaşık 150 TL olan fındığın bugün 170-180 TL bandında kalması, üreticinin alım gücü açısından da düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor.
ÜRETİCİNİN SORUSU NET: 250 TL NEREDE?
Arsin’de bugün üreticinin karşı karşıya olduğu tablo oldukça açık:
Taban fiyat: 250 TL
Serbest piyasa: 170-180 TL
Aradaki fark: 70-80 TL
Kilogram başına oluşan bu fark, tonlarca ürün üzerinden hesaplandığında üreticinin cebinde çok daha büyük bir kayba dönüşüyor.
Karadeniz’in en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan fındık, aynı zamanda Arsin’de çok sayıda ailenin geçim kaynağı. Üreticinin beklentisi ise bir yıl boyunca emek verdiği ürününün gerçek değerini bulması.
Üreticiler, yalnızca taban fiyat açıklanmasının yeterli olmadığını, açıklanan fiyatın serbest piyasada da karşılık bulmasını sağlayacak adımların atılması gerektiğini dile getiriyor.
Arsin’deki fındık üreticisinin bugün sorduğu soru ise net:
“250 TL taban fiyat açıklandıysa, bizim fındığımız neden 170-180 TL?”