Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog’u ülkeye davet etmesini eleştirdi.
Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog’u ülkeye davet etmesini eleştirdi. İktidarın yanlış politikalar uyguladığını dile getirdi. Başkan Atasoy yaptığı açıklamada şunları söyledi;
İnsan düşünen bir varlıktır. Her şeyden önce yapması gereken ilk iş düşünmektir. Herhangi bir işe , harekete , eyleme karar verirken düşünmek durumundadır. Bütün İnsanlığa ve bir yaratıcıya ve son peygambere iman eden biz Müslümanlara defalarca yüce kitabımızda düşünmez misiniz? Akletmez misiniz? diye ikaz ve uyarılarda bulunmaktadır. Özelliklede tüm ülke halkını ve hatta Dünya Müslümanlarını etki altında bırakacak kararlar alınırken defalarca düşünmek hatta istişare yapmak zorunluluğu vardır.
NEDEN DAVET EDİLDİ?
Daha düne kadar one minute (van minut) etkisini devam ettirirken, Orta Doğu da zulüm kazanı kaynamaya devam ederken, bölücü ve terör destekçisi İsrail’in cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog , Cumhurbaşkanımız tarafından durup dururken ülkemize neden davet ediliyor. Daha önce yapıldığı gibi gazi meclisimizde konuşturulup ayakta mı alkışlattırılacak, yoksa yeni yeni anlaşmalar mı gündem de , bölgemizin barışına ne katkısı olacak, yediden yetmişe ülke halkına sorsan verilecek cevap zarardan başka hiçbir faydası olmaz olacaktır. Çünkü İsrail bölgede ülkemizinde içinde olduğu büyük bir bölücülük planının başındadır. Acaba İsrail (BOB) Büyük Orta Doğu yani Büyük İsrail planından mı vaz geçti de bizim haberimiz olmadı, yoksa çocuk öldürmekten mi vazgeçti, Filistinlilerin toprakları , islam beldelerinin işgal planından mı mi vazgeçildi. Yoksa Kudüsü başkent yapma planından mı vazgeçtiler bizim haberimiz olmadı. Bütün Orta Doğu ülkelerini kan gölüne çeviren bu planlar devam ederken değil İsrail Cumhur Başkanını ülkemize davet etmek gerçek manada Osmanlı tokadını göstermiş olmak bile yeterli olacaktır.
AYAKKABILARININ BAĞLARINI ÇÖZEMEZ
Tabiki bu eylemleri tek başınıza kararını alıp ve uygulamak yersiz ve tutarsız olacaktır. Bakanlar kurulu başta olmak üzere istişare edebilmek , muhalefet dahi olsa siyasi partilerle irtibat halinde olabilmeye gerek vardır. Sürekli çatışmacı , çatışma ve kavgadan medet uman bir hal üzere olmak, kendinden olmayana , her eleştirene hain muamelesi yapmak ne ülkemize ne de milletimize bir fayda getirmez. Dindar bir nesil yetiştireceğiz deyip örnek olma noktasında devletin zirvesi sınıfta kalınca Trabzon mitinginde son noktayı koydu. Küçük bir çocuğa meclisimizin ana muhalefet liderine hain dedirten bir anlayışın değil ekonomideki sorunları ve memleket sorunlarını çözebileceğine, ayakkabılarının bağlarını çözebileceğine inanmıyorum.
FIRTINANIN ÖNCE ESİNTİSİ SONRA TAHRİBATI GELİR
En kısa bir zamanda toplumsal bir barışa ihtiyacımız vardır. Vatandaşımızın haklı olarak yanan tenceresini , alevlenen elektrik panosunu gündeme taşımasını hainlikle itham etmek hiçbir sorunu çözmeyecektir, daha beter sorunları çoğaltacaktır. Son yirmi yıldır sadece elektrik ve doğalgaz faturaları yükseldiğinde değil her platformda ve her yapılan yanlışta iktidara ve destekçilerine ikaz ve uyarılarda bulunan Saadet Partisi kınayanların kınamasına aldırmadan geçmişte olduğu gibi şimdi de bildiği doğru yolda yürümeye devam edecektir. Yirmi yılda gittiği yolun, uygulanan politikaların yanlışlığını anlayan vatandaşımız tencereler yandığında değil Bağdat bombalandığında gerekli tepkiyi göstermeliler. Çünkü yaklaşan fırtınanın önce esintisi sonra tahribatı gelirmiş. İş işten geçmeden yanlışlara dur demenin vakti gelmiştir.


