Terminal Pide Uçak Cafe Restaurant’ın ortaklarından Yomralı Hemşehrimiz Abdulkadir Bektaş ile m erak edilenleri konuştuk.
13 Ocak 2018 tarihinde 8622 sayılı Ankara-Trabzon seferini gerçekleştiren Pegasus Havayolları’na ait Boeing 737-800 tipi uçak, iniş esnasında kontrolden çıkmış ve olması gereken şekilde duramayarak pistten çıkıp denize 25 metre kala iniş takımlarının zemine saplanması neticesinde durabilmişti. Uçağın sonunda pide salonuna dönüşeceği ilginç hikaye de böylece başlamış oldu. Yaşanan olaylardan sonra ilk aşamada Yomra Belediyesi uçağı Millet Kıraathanesi yapmak için girişimlerde bulunup 35 metre uzunluğunda ve 18 ton ağırlığındaki uçağı ve parçalarını özel taşıma araçları ile havalimanına 15 kilometre mesafedeki ilçeye naklini gerçekleştirilmiş fakat daha sonra planlamalar düşünüldüğü gibi eyleme dönüştürülemeyince uçak kaderine terk edilmiş ve atıl vaziyette uzun süre kalmıştı. Yomralı hemşehrimiz Türkiye’nin ve Trabzon’un yakından tanıdığı iş insanı Terminal Pide’nin sahibi Abdülkadir Bektaş’ın fikir babalığını yaptığı proje iş insanları Temel Şükrü Yılmaz ve Zafer Celap ile birlikte hayaller gerçeğe dönüştü. Sezonun ortasında açılmasına rağmen, büyük ilgi gören ve İlçemize büyük değer katan Terminal Pide Uçak Cafe Restaurant’ın ortaklarından Yomralı Hemşehrimiz Abdulkadir Bektaş ile m erak edilenleri konuştuk.
İşte Bektaş’ın samimi açıklamaları…

BABAMIZIN DEDİĞİ YOLDAN DEVAM ETTİK
Bizim mesleğe başlangıç yılımız 1985… İlkokula giderken babamla Yomra Oymalı’da bu mesleğe başladım. Mesleğe başladığımızda babamızdan aldığımız öğüt, “Haram yeme, haram yedirme” Ben olaya şöyle bakıyorum. Ben günde bin kişiyi yediriyorum. Bu bin kişinin hakkı bana geçerse ayda 30 bin yılda 360 bin kişi.. Biz bu dünyada kendi hesabımızı veremezken bir de bu insanların hakkına girip onların hakkıyla beraber ahirete gidecek bir insan değilim. Mesleğimiz baba mesleği. Burada kardeşlerime bir parantez açmak istiyorum. İlhan Bektaş ve Mustafa Bektaş iki tane canım, bu yolda çok büyük destekleri var. Bizim işimiz çok özverili bir iştir. Yıllarca sabahın 5’inden akşamın 8’inekadar bıkmadan usanmadan çalışarak bu markanın oluşumunda çok büyük katkıları vardır. Sizin huzurunuzda onlara da ne kadar teşekkür etsem azdır. Onları çok seviyorum… İnsanlar bizi sevdi, biz insanları sevdik. Babamızın dediği yoldan devam ettik.

HAKKI KALAN VARSA GELSİN
Biz işimize hile katmadık. Bu gün bu noktalara geldik. İnsanlar bizim hakkımızda olumsuz yorum yapacaklarsa isteriz ki bizden bilgi alsınlar. Bize sorsunlar. Ben hiç bir zaman et aldığım kasap ile pazarlık yapmam. Pazarlık yaptığım zaman kasabı zora sokarsın ve hile hurdaya başvurabilir. Hiç bir zaman tereyağı aldığım yer ile pazarlık yapmam. 250 liraya aldığım yağı bana 200’e ver demem. Ben her gün adamın yağını tahlil ettiremem. Ben alışveriş yaptığım kişinin kar marjından kıstığım zaman farklı yollara gidebilir. Bunu biliyorum. Bugüne kadar yüzlerce kişiyle çalıştım. Herkesle helalleştim. Bende hakları kalmamıştır. Sizin aracılığınızla yine tekrarlıyorum, “Hakkı kalan varsa gelsin haklarını alsınlar benden”
40 YILDIR MESLEĞİN İÇİNDEYİM
Yomra’da Terminal Pide Uçak Cafe Restauran’ı 3 ortak olarak hizmete açtık. Burada Turistik bir tesis hizmete hizmete açınca bazı kesimler rahatsız oldu. İnsanlar elbette serzenişlerini dile getirebilirler. İyi niyetli de olabilir kötü niyetli de olabilir. Onu ben bilemem Allah bilir ama ben şunu diyorum, bizim hakkımızda bir insan bir haber bir yorum yaparken bizi tanısa kesinlikle o haberi yapacağına inanmıyorum. Çünkü insan ne kadar art niyetli ve kötü olursa olsun bir insan bile bile yanlı, yalan bir haber yapacağına inanmıyorum. Buranın ne şekilde hayata geçtiğini, ne sıkıntılar üzerine hizmete açıldığını herkes biliyor. Geldiğimiz noktada dönem dönem fiyatlardan sıkıntı oluyor. Ben şunu diyorum ve yıllardan beri işletmesini yapıyorum. Mesleğe abamla başladım. 40 yıldır bu mesleğin içindeyim. Boyum yetişmediği için ayağımın altına elma kasası koyup hamur keserdim babamama. Yani oradan başladım. Nereden başladığımı özellikle belirtmek için bunları diyorum Geldiğimiz noktada insanlar işte şöyleydi pahalıydı böyle… Ben şuna bakıyorum kardeşim yani bu ülkede bir yerde hamburger 50 lira, bir yerde 100 lira, Bir yerde 200 lira, Bir yerde 300 lira.. Doğru mu? Doğru.. işte atıyorum haşlama bir sanayi lokantasına kardeşim 70 lira, git farklı bir yere 100 TL, git farklı bir yere 150 TL… 50 gram et koyuyor adam, 100 gram atıyor, 200 gramlık koyuyor.. Tercihi tamamıyla insanlara yönelik. Yani kimse kimseyi kendi müessesine zorla silah zoruyla beraber getirmiyor. İnsanlar tercih ediyor, mutlu oluyor geliyor. İnsanın para cebinde… Seçeneği yüzlerce..
HATIMIZI KABUL EDİYORUZ
Ben şunu diyorum, “Bize insanlar teveccüh gösteriyor. Yanlışlıklar olabilir. Yani biz bugüne kadar kağıt kalemle çalıştık. Ben hala Değirmendere'de adisyon ile çalışıyorum. Buraya geldim alan büyük, farklı bir sistem var. İlk başlarken 35 şimdi ise 75 kişi çalışıyor burada. 75 tane ailenin yükünü sırtından almışız bana göre müthiş bir başarıdır. Yani insanlar olaya biraz da bu yönden bakması lazım. İşte şu ekonomik kriz döneminde bir tane işetme yapıyorsun, bir sürü fedakarlık yapıyorsun ve bunların neticesinde 75 tane ailenin yükünü bu dönemde devletin sırtından alıyorsun. Bence bundan da bahsedilmeli. Yani geldiğimiz noktada buradaki sistem online sistem. Sezon ortası açtığımız için çok kalifiye elemanda bulamadık. Öğrenci bir çoğu. He yapıyor çocuk işte atıyorum o laptopu kullanır kendi yanlış girdi. Yani girebiliyor Bakın şu gazetedeki son yayınlanan haberden bahsediyorum. %100 hatalıyız hatamızı kabul ediyoruz. Bu hata anında masada müşteri ile beraber çözülmüş adamdan özür dilenmiş hak helallik istemiş. Ondan sonra da adamın parası iade edilmiş. Olay budur yani başka bir şey değil.
.jpg)
BİZİM HAYALİMİZDİ
Terminal Pide Uçak Cafe Restaurantın fikri benden çıktı. Bu fikri Temel Şükrü Yılmaz ve Zafer Celap kardeşlerimle paylaştım. Bana destek vermeseydiler ben bu projenin altından kalkamazdım. Biz whatsapp grubu kurduk. Aylarca bunun hikayesini yazdık. Zafer ve Temel kardeşimle beraber yürüdüm. Çok büyük katkıları vardır. Özellikle Temel kardeşim, bir yıl burada yattı kalktı, toz ve çamurun içinde. İnşaatta çalıştı çok büyük fedakarlıklar yaptık. Sizlerin huzurunda tekrar teşekkür ediyorum kendilerine. Bu tamamiyle bizim hayalimizdi ve bu hayali gerçekleştirdik.
TEŞEKKÜR ETMEK İSTEDİĞİM BİR ÇOK İNSAN VAR.. BURADAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Burada daha önce bir kardeşimiz vardı. Mahmut Bayrak. Allah ondan razı olsun. Burada bir çay ocağı vardı. Burayı aldıktan sonra pandemi girmiş ve işleri düşmüş. Haliyle borca girmiş. Genç bir kardeşimiz. Çok seviyorum ve buradan selam ediyorum. Bu projenin temelinde Mahmut Bayrak kardeşimiz vardır. Bu çay ocağını bize devretmeseydi. Biz ne uçağı isteyebilirdik ne de burada bu müessese olabilirdi. Bu kardeşimiz gönül rahatlığıyla beraber, “Burada güzel bir yer yapacaksınız. Benim param da önemli değil. Verseniz de olur vermemesinizde” dedi. Yeter ki Yomra’ya bir hizmet yapın. Bu kardeşimin katkısı çok büyüktür. Buranın yapımında dönemin belediye başkanı İbrahim Sağıroğlu ve görev yapan tüm meclis üyelerinin de katkısı vardır. O dönemde uçağı Büyükşehir Belediyesi de istiyordu. Uçak Yomra’ya kazandırıldı. Buradan teşekkür etmek istediğim bir çok insan var. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
YOMRAMIZA DEĞER KATIYOR
O dönemde biz burayı aldıktan sonra Mustafa Bıyık Başkanımızın yanına gittik. Uçağı istedik. O dönem uçak hakkında bir çok dedikodu vardı. Herkes istiyordu. Başkan Bıyık burada kalmasını istiyordu. Yomra’ya malolmuşsa niye dışarı çıksın. Buradaki bir işletmeci yapsın. Biz hatta bu teklifi ilk başka başkana yaptığımız zatan dedi ki, “Gerçekten yapabilir misiniz. İnanıyor musunuz? Onu da inandırdık ondan da Allah razı olsun önümüzü açtı. 2 yıllık bir serüven.. Kolay bir proje yapılmadı. Şu anda bu projenin bugünkü maliyeti 40 milyon lira civarında. Biz buraya dairelerimizi mi satmadık, araçlarımızı mı satmadık. 2 yıl mücadele verdik, yılmadık devam ettik. Bizim yerimizde başkası olsa bu projeyi yapamazdı. Sonunda Yomramıza güzel bir hizmet yaptık. Parası olan, olmayan, eşini dostunu alan gelsin yesin içsin. Burası hepimizin işleri. Bizim mantığımız budur. Biz paylaşımcıyız. Burası Yomra halkının. Burada 65 tane personel çalışıyor. Bunları çoğu Yomralı.. İnsanlar arka bahçeden evinden kalkıp işine geliyor. Akşamlar cıvıl cıvıl oluyor. Gerek ileride yapılan park, gerek sahil yolu, limanda olan işletmeler hepsi Yomramıza değer katıyor. Bu tür işletmelerin sayısı artsın.
FİYAT FARKI YOK
Toplumda şöyle bir algı var. Bu bizi çok yoruyor. Sürekli söylüyoruz. “Uçakta pide farklı, bahçede farklı, fanuslarda farklı, Araplara farklı fiyat” diye algı yapılıyor. Kesinlikle öyle bir şey yok. Masalarımızda servis ücreti yok. Fanuslar için bir çok insan arıyor. Diyorlar ki, fanuslarda doğum, evlilik, nişan gibi kullanım ücreti alıyor musunuz? diye. Biz bu fanuslardan 5 kuruş talep etmiyoruz. Gel süsle, kliması bizden. Kendi yemeğini getiren bile oluyor. Burada yemeğini bizden yerse içerse sadece yediğinin içtiğinin ücretini öde diyoruz. Kesinlikle uçakta ayrı, fanusta ayrı bahçede ayrı fiyatımız yok. 2 kişilik kahvaltı isteniyor 4 kişi geliyorlar. Artı hiç bir şey talep etmiyoruz. Ortaklarım da aynı benim düşüncemde. Cömertçe bir işletme çalıştıyoruz. Şunu biliyoruz ki veren el alan elden üstündür. O mantıkla devam ediyoruz.” dedi.


